OLAĞAN DEVRESİNİN  31. PAZARI  -  C YILI

 Birinci okuma  Bilgelik Kit. 11,23-12,2       Mezmur  144

İkinci okuma    2.Selanik.    1,11-2,3           İncil        Lk 19,1-10

Birinci okuma olarak okuduğumuz Bilgelik Kitabı'nın parcası çok güzeldir. Bizi yaratan Tanrı'nın bizi ne kadar sevdiğini çok açık bir şekilde bize belirtiyor. Tanrı bizi sevmeden kalamaz! "Herhangi bir şeyden nefret etseydin, onu yaratmazdın" diye okuduk. Her yaratıkta O'nun sevgisinin işareti vardır. O'nun sevgisi günahkârlar için de her zaman canlıdır! Rab onlara günahın neticesini tattırır, ama yalnızca tövbe etmelerini ve O'na doğru dönmelerini amaçlar!

İncil'de Tanrı'nın Oğlu olan İsa'yı büyük bir günahkârla karşılaşma yolunda görüyoruz. Zakay İsa'yı görme, yani O'nunla karşılaşma dileğini yüreğine koyan tanrısal lûtuftan dolduruldu. Zorluklar onu bu dilekten vazgeçiremedi. İnsanların önünde kendisini gülünç gözükmesine rağmen, bütün engelleri atlatmaya çalıştı. Bu şekilde herkese kendi derin dileğini gösterdi. Bu davranış iman ve sevginin bir yansımasıdır!

İsa ona doğru olan iman ve sevgi eylemlerini değerlendirir. Çünkü, Peder'den gönderildiğini bilerek, sevgi ve iman eylemlerinin Peder'e de yöneltilmiş olduğunu bilir. Bu yüzden isa diyor ki: "Zakay, çabuk aşağı in, çünkü bügün senin evinde kalmam gerekiyor". İsa'nın ağzında olan "gerekiyor" kelimesi İsa'nın O'nun Peder'e itaat ettiğini bildiğini bize anlatır. İsa Kutsal Yazıları tanıyordu. Onlarda günahkârlar için Tanrı'nın sevgisi yazılıydı. Tanrı günahkârın ölümünden sevinç duymaz, ancak günahkârın kötü yollarından dönüp yaşamasından sevinç duyar! İsa Kutsal Yazıları gerşekleştirmek için dünyaya geldiğini bilir. Bu yüzden "gerekiyor" der. İsa sempati için değil, ama Peder'in böyle istediği için Zakay'ı sever. Bundan dolayı Zakay kendini dolu, tam ve ebedi bir sevgiyle sarılmış hisseder. Onun sevinci en yüksek noktaya ulaşır! Zakay kendisinin sevildiğini hissederek, sonraki adımı kolayca ve karar ile atabilir. Bu adım Zakayı onu sevmiş Olan'a benzetir. Nitekim fakirler için sevgi ve adalet dileği Tanrı'nın belirtici nitelikleridir. Zakay da kendi malları ile fakirlere yardım etmek ve onun verdiği zararları düzeltmek ister. Onun yeni başlamış tövbesi daha yeni meyvelerini vermeye devam edecek ve pişman olmuş günahkârın yüreğini yeni sevinçle dolduracak!

Peder'le günahkârın karşılaşmasının aracı olan İsa, kendi ıstırabını bu güzel meyve için sunar. Nitekim önceden O'nu bütün övenler bu olayı görünce onu küçümsemeye, "gidip günahkâr bir adamın evine konuk oldu!" diye söylenmeye başlıyorlar. İki yüzlü insanlar İsa'da gerçekleşmiş ve gösterilmiş Peder'in sevgisinden sevinmek yerine ona sövuyor. İsa ise Zakay'nın evine girerek Eriha şehrini bir tefeciden kurtardı. O bir günahkârı günahtan kurtararak, sehri de büyük acılardan kurtarıyordu. Şehir ise  hor görme ve aşağılamalarla karşılık veriyordu. Bu davranış Küdüs'te biraz sonra ne olacağının başlangıcı ve kehanetidir.

Fakat İsa kendisini koşula bağlamaya izin vermiyor. O Peder'i dinlemeye ve O'na itaat etmeye, kendi ödevini gerçekleştirmeye devam ediyor. "İnsanoğlu, kaybolmuş olanı arayıp kurtarmak için dünyaya geldi". Zakay kaybolmuş idi, şimdi Peder'in sunduğu kurtuluş olan İsa'yı karşılayınca yaşamaya, insanları seven gerçek Tanrı'nın suretini içinde taşıyan bir insan olmaya başlayabilir!

 

Tanrısal hayatı yaşamak çağrımızdır. Bunun için Havari Aziz Pavlus dua etti ve gözcülük öğütlerini verdi.

Tanrısal bir hayata çağrıldık ve bu hayat Şeytan tarafından devamlı tehdit ediliyor. Şeytan çoğunlukla da insanları ve dünyevi şeyleri kullanarak, kutsal hayatımızı bozmak istiyor. Fakat Havari Pavlus'un duası bizim duamızla birleşiyor: böylece kuşkusuz duamız yerine gelecektir!