Allah’ı düşünürken, O’nu nasıl düşünüyorsun?

 

Allah’ı düşünürken... ne dünyevi, ne yaratılmış, ne insancıl bir şey farz edemediğimi biliyorum, çünkü O her şeyin üstündedir, her şeyden ötesindedir, her şeyin dışındadır. Ancak O, dünyanın var olmasını istedi, benim de var olmamı istedi, yoksa yaşamazdım!

Madem ki O, her şeyi düşünüp yarattı, her şey, özellikle insanlar, O’nun izini, O’nun düşüncesinin, büyüklüğünün, merhametinin ve hikmetinin, sınırsız sevgisinin bir izini taşımaktadır. Çanak da, kendisine biçim veren çömlekçinin tasarısını ve parmağının izlerini taşıyor: insan da, kilden daha büyük, daha üstün, bambaşka olmasına rağmen, kuşkusuzca Yaratıcısının izini taşımaktadır.

 Allah’ı düşündüğümde, elbette O’nu bir insan olarak, düşünemiyorum, çünkü insan yaş, kültür, fiziksel ve ruhsal zayıflık, ve özellikle kendi günahı yüzünden sınırlıdır.

Allah’ı, ne kardeş ne de arkadaş olarak, düşünemiyorum: bu küfür olurdu, çünkü O, çok çok daha fazladır! O’nu, patron gibi de, düşünmüyorum, çünkü patron sevgisiz olabilir ve belki ondan kaçıp nefret edebilirim. Kesinlikle, sevgisiz bir Allah’ı düşünemem: madem ki, ben birazcık sevmeyi biliyorum, kuşkusuz O benden daha çok sever! Sevgisiz bir Allah’ı düşünsem, kendimi O’ndan daha iyi sanabilirdim! Sevgi, Allah’ın insana verdiği en güzel yetenektir: elbette O bundan mahrum olamaz, tersine O’nun sevgisinin, bütün insanlarınkinden daha büyük olduğundan eminim! Allah’ı düşünürken, annemi ve babamı bile düşünmüyorum: onların ölçüsüzce beni sevdiklerine rağmen, onlar da eksik ve sınırlıdır. Fakat yıllarca beni sevip, yıllarca bana hizmet eden anneme ve babama bakarak, sadakatte ve sevgide, sürede ve yoğunlukta onlarınkinden daha iyi, sınırsız, mükemmel bir anneliği ve babalığı düşünebiliyorum! Allah’ı sevgisini düşünürken, böyle bir sevgide bulunan nuru, şefkati, güvenliği tasavvur etmeye çalışıyorum!

Bu kadar iyi bir Allah’ın karşısında, başkalarının, bende de Allah’ın merhametinin, sadakatinin, güvenliğinin, cömertliğinin ve şefkatinin tadını bulmalarını istiyorum.

 

Quando pensi a Dio, come lo pensi?

Quando penso a Dio… so che non posso immaginare nulla di terreno, di creato, di umano, perché egli è al di sopra, al di là, al di fuori di tutto. Egli però ha voluto che il mondo esistesse, e che anch’io esistessi, altrimenti non sarei vivo! Dal momento che Dio ha pensato tutte le cose e le ha realizzate creandole, ritengo che esse, e soprattutto gli uomini, portino una traccia di lui, del suo pensiero, della sua grandezza, della sua misericordia e della sua sapienza, del suo infinito amore. Anche il vaso porta in sé l’idea e le impronte digitali del vasaio che gli dà forma: anche l’uomo, nonostante sia tanto diverso e molto superiore alla creta, certamente porta in sé l’impronta del suo Creatore!

Quando penso a Dio non posso certamente pensarlo come uomo, perché l’uomo è limitato per età, per cultura, per la debolezza del corpo e della psiche, ma soprattutto limitato dal suo peccato. Non posso pensarlo come fratello, e nemmeno come amico: sarebbe bestemmia, perché Dio è moltissimo di più! Non lo penso come padrone, perché questi potrebbe essere senza amore, e perciò io potrei sfuggirlo e odiarlo. Non posso infatti pensare Dio senza amore: siccome io sono capace di amare, almeno un po’, certamente Lui ama molto più di me! Se pensassi a un Dio senza amore, io potrei ritenermi migliore di lui! L’amore è la realtà,  più bella che Dio abbia dato all’uomo: credo perciò che Dio stesso non possa esserne privo, anzi, sono certo che ne ha molto più di tutti gli uomini insieme! Pensando a Dio non penso nemmeno a mia madre e a mio padre, perché – pur avendomi amato immensamente – anch’essi sono imperfetti e limitati! Guardando però mio padre e mia madre, che mi hanno servito e amato con fedeltà per molti anni, posso pensare a una paternità e una maternità ancora migliori, senza difetti, senza limiti alla fedeltà e all’amore, alla sua durata e intensità! Quando penso a Dio il mio pensiero sfiora la luce, la tenerezza e la stabilità presenti in questo amore!

Di fronte a un Dio così buono io stesso vorrei che altri trovino anche in me il sapore della misericordia, della fedeltà, della sicurezza, della generosità e tenerezza di Dio!